Anasayfa Kuruluşu  İlk yerleşenler Köyümüz hakkında Fotoğraf Albümlerii Harp zamanı Hikayeleri İletişim
Fotoğraf Albümleri
Videolar
  Vefat edenler
Destekleyenler
  Atasözü şiir mani
  Yörükler ve rumeli
  Duyuru ve ilan
Muhtar ve azalar
Önceki muhtarlarımız
Komşu köyler
Nükteler
Resmi linkler
Kardeş siteler

 
 

FIKRALAR 

Sinekler

Temelle Dursun bir gün kamp yapmak için ormana giderler. Gece yatarken sinekler ısırdığı için Temel Dursuna : -Ula Dursun battaniyeyi üzerine çekte sinekler ısırmasın, der. Bir aralık Temel gözünü açar ve ateş böceklerini görür. Hemen Dursuna seslenir : -Ula Dursun kalk sinekler ellerine el fenerlerini almışlar bizi arayiler.

Espri

Temel espiriye üç kez gülermiş:Birincici, anlatılınca.İkincisi, izah edilince.Üçüncüsü, anlayınca...

Fıkra

Temel, Boğaz vapurunda, güvertede herkesten ayrı bir yere oturuyor. Karşısında oturanlar da kendisini merakla izliyorlar. Çünkü Temel, bazı mimik hareketleri yapıyor, kafasını sallıyor, sonra kahkahayla gülüyor...Vapur yol aldıkça bu hareketleri devam eden Temel, yine aynı hareketleri yaptıktan sonra bu kez suratını astı, somurttu.Karşısında oturanlar çok merak ettiler. Kendisine yaklaşarak, ne yaptığını sordular:- Hiç, dedi Temel, söylemek istemedi.Adamlar ısrar edince de:- Hiç, ben kendi kendime fıkra anlatayrum, sonra da güleyrum...Meraklılar: Peki, niçin son olarak gülmedin de somurttun? Haa! Son fıkra bildiğim çıktı...

Tren

Temel ve iki arkadaşı İstanbul'dan Trabzon'a gitmek üzere tren garına giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradır, bileti alıp, yemeğe giderler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlar ki 1 saati geçmiş. Hemen koşarlar tren garına ama tren gitmiş. Yine bilet alırlar 1 saat sonrası için. Ne yapalım vakti nasıl geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktıklarında 1 saat olmasına 5 dakika vardır. Hemen koşarlar gara ama trene yetişemezler. Gişeye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren var mı diye. Gişedeki adam ''Bakın bu son tren eğer bunu da kaçırırsanız Trabzon'a bugün dönemezsiniz'' demiş. Bileti almışlar, pastaneye gitmişler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmışlar ki 1 saat olmak üzere hemen koşmuşlar gara.Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamış, diğeri orta boylu son vagonu tutmuş. Temel uzanamamış. Trenin arkasından bir müddet bakan Temel oturmuş yere başlamış gülmeye. Gişe memuru yanına gelmiş.''Sen ne garip adamsın. 3 treni kaçırdın, arkadaşların gitti,sen kaldın, ağlayacağına gülüyorsun be adam.'' Temel :''Uy hemşerim, Trabzona asıl ben gideceğidim, onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum''demiş.

Beş Kişilik

Cemal silahçı dükkanına girer , -Ha bi tabanca almak isteyrum. Satıcı sorar :-Nasıl bir tabanca? Cemal : -Beş kişilik...

Define

Temel bir gün bir yerden define bulur bulduğu hazineyi saklamak ister ve bir yere gömer. Daha sonra bulabilmek için defineyi gömdüğü yere 'Temel buraya hazine gömmemiştur'' diye yazar aradan günler geçer ve temel hazineyi almak için gömdüğü yere gider ve bırakdığı işareti görür fakat işaret değişmiştir: ''Bu hazineyi Dursun almamiştur''

Mucit

Temel elinde "U" seklinde küçük bir demir ve iki ucu arasında gözle görülmesi çok zor bir kil testere ile buluşlara patent veren özel bir şirketin kapısını çalmış...Görevliler pek ciddiye almamakla beraber bulusunun ne olduğunu ve nasıl kullanıldığını anlatmasını isterler. Mucidimiz baslar anlatmaya:; " Bu gördüğünüz alet son model bir fare kapanıdır. "U" seklindeki bu kapanın uçlarından birine beyaz diğerine de kasar peynir yerleştirilir. Daha sonra kapan farelerin umumi olduğu bir yere konulur. Peynirleri gören fare kapanın altına gelip, "Beyaz peynir mi yesem, kasar peynir mi yesem" diyerek seçim yaparken, basını mütemadiyen sağa ve sola çevirmek durumunda kalır. Bu esnada göremediği kil testere başını keser ve fare Ölür." Bu açıklamalardan sonra zeki mucit kendini bir anda kapı dışında bulur tabi ki...Herneyse, çabuk pes etmez ve birkaç hafta içinde şirket yetkilileri ile bir buluşma daha ayarlar. Baslar anlatmaya: " Bu sefer fare kapanından peynirleri kaldırdım, böylece daha ekonomik hale gelmiş oldu. Kullanımı ise ayni kolaylıkta. Kapan farelerin umumi olduğu bir yere yerleştirilir, ve kapanın altina gelen fare , kendi kendine sorar ve düşünür " beyaz peynir nereye gitti?, kasar peynir nereye gitti?" iste tam bu sırada kafasını sağa sola çevirirken, kil testere tarafından başı kesilir ve fare ölür."

Akvaryum

Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların yanında birini görmüş. Adam elini akvaryumun neresine götürse balık da takip ediyormuş. Temel sormuş:- Ula bu nası olur?Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratıklar kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler demiş.Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde bir de ne görsün? Temel akvaryuma ağzını yapıştırmış. Balık gibi bir açıyor bir kapıyor.

Bilim Adamı

Bilim adamı Temel pirelerle deney yapıyor. Pireye "sıçra" diyor, pire sıçrıyor, "zıpla" diyor, pire zıplıyor. Pirenin kanatlarını koparıyor ve "zıpla" diyor, pire yine zıplıyor :Rapor 1- Pire kanatlari koparilmis olarak zipladi.Bu defa ayaklarını koparıyor ve "zıpla" diyor, pirede hareket yok. Bir daha "zıpla" diyor yine hareket yok :Rapor 2- Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor.

Uyandur

Temel ile karısı Fadime küs, Temel yatakta iken bir pusula yazar;sabah tam 5'te uyandur. Temel sabah bir kalkar saat 9 komidine bir bakar Fadime de bir pusula yazmış hadi kalk saat tam 5.